ZAGOR TE-NAY

Alp ASLAN    

   “Unktehiler korkunç canavarlardı, yılan bedenli ama pençeli ayaklıydılar… İnsanları sevmiyorlar ve öldürmek istiyorlardı! Bir gün Unktehiler yaşadıkları deniz, göl ve nehir sularını kabarttılar, karaları suyla kapladılar! Çılgın dalgalar insanların büyük kısmının boğulmasına neden oldu… Diğerleri de yüksek dağlara kaçtı! Gökgürültüsü kuşları gelmeseydi insanların hepsi ölecekti. Böylece su canavarları ve Wakinyalar arasında büyük bir savaş başladı…”§

 kuş

Zagor’un kıyafetinde görülen Gökgürültüsü Kuşu, insanların ve göklerin koruyucusu Wakiyan-Tanka

Bonelli ve Ferri tarafından 1961’de yaratılan Zagor’un ülkemize gelişi hemen ertesi yılda gerçekleşmiş ve yayın hayatı da yaklaşık beş yıllık bir kesintiye rağmen sırasıyla Cihan, Tay, AD, Aksoy yayıncılık ve en son Lal Kitap sayesinde günümüze kadar devam etmiştir. Zagor’un bu kadar uzun soluklu olması sanıyorum yazarlarının ve konularının sürekli kendilerini yenilemesi, gelişmesi ve zenginleşmesi sonucundadır.

Zira Zagor’un klasik maceralarını okuduğumuzda hafızamız tazeleniyor, kahramanımızın bizimle beraber büyüdüğünü ve geliştiğini idrak ediyoruz. Eskilerde sert, şakadan anlamayan, apolitik, aseksüel ve kimi zaman da naif bir görüntü çizen kahramanımız yıllar içinde olgunluğa erişiyor. Yalnızca adalet anlayışı (bazen dengeyi tutturmakta güçlük çekse bile), aşırı özgüveni ve bundan doğan narsizmi ve elbette ki doğa-üstüne yaklaşan fiziksel özellikleri baki kalıyor.

Gerekmedikçe ateşli silah, at ve kürk gibi kalın giysiler kullanmaktan kaçınır. Tabancasının yerine genellikle hem etkili hem de gerektiğinde ölümcül olmayan baltayı tercih etmesinden dolayı, gerçek adı olan Patrick Wilding yerine ismini Kuzey Amerika Algonkin yerlilerince ‘Baltalı İlah’ demek olan Zagor-te-nay olarak değiştirmiştir.

Çoğu kez ona ayak bağı olsa da kadim dostu Çiko’yu asla yanından ayırmaz. Çiko, nam-ı diğer Felipe Cayetano Lopez Martinez Gonzalez vs. ise fiziksel özelliklerinden tutun da, bütün kişilik özelliklerine kadar adeta Zagor’un tam zıttıdır. Soylu bir aileden geldiğini söyleyen Çiko hemen her işe girip çıkmış bir kaybedenler kulübü üyesi görünümündedir. Duygusal, şakacı, asla doymayan, kadınlar konusunda hep şanssız, sakar, beceriksiz bir sahtekar ve inanılmaz derecede bahtsız birisidir. Ancak onun en önemli özelliği de normal bir insan olarak, Zagor’un adaleti sağlarken dengeyi tutturamadığı zamanlarda sanki onun vicdanı gibi davranmasıdır. Tıpkı Meksika’da geçen bir macerada, devrimcilere karşı nasıl bir tutum sergileyeceğini şaşıran Zagor’a karşı net tavrını devrimcilerden yana koyarak gösterdiği maceralarında olduğu gibi[1].

Zagor’un bir tartıyı andıran ve biraz önce değindiğimiz gibi dengeyi bulmakta güçlük çeken adalet duygusu ise çocukluğundan itibaren yaşadığı çelişkilerin bir sonucudur. Anne ve babasının Kızılderililer tarafından katledilmesi yüzünden yerlilelere karşı duyduğu nefret ve bunun sonucunda aldığı korkunç intikam, gerçekle yüzleştiğinde vicdanına yapışmıştır. Çünkü olay göründüğünden farklıdır. Orduda görev aldığı yıllarda bir Kızılderili katliamı gerçekleştiren babasının peşine düşen yerliler onu öldürerek kaybettikleri analarının, babalarının ve çocuklarının intikamını almışlardır. Bunu öğrendikten sonra vicdanındaki bu kara lekeyi silmek için daima ezilenlerin yanında olmaya and içer Zagor. O yıllarda ezilen, katledilen ve hor görülenler ise Kuzey Amerika yerli halklarıdır.

tara0008

(Resmi büyütmek için tıklayınız)

İlk paragraftaki düşünceye geri dönecek olursak, zaman içinde yazar ve çizerlerinin sayısının artması ile Zagor maceraları çeşitlenmiş, içine fantastik, doğaüstü, korku ve bilim-kurgu öğeleri de girince bazı sayılar hayal gücümüzü fazlaca zorlamaya başlamıştır. Yazarlarının Edgar Allen Poe ve H. P. Lovecraft hayranlığını da hesaba katarsak kimi öykülerde Poe’nun etiyle kemiğiyle yer almasına, Martin Mysteré albümlerinde sıkça konu edilen ‘Bir Başka Yer’in bir ajanı olarak Zagor’la karşılaşmasına şaşırmamak gerek.

Önceleri hayali Darkwood Orman’ındaki bataklıkların birinde bulunan kulübesini mesken tutup kâh çevre kabileleri beyazların zulmüne karşı, kâh beyazları gözü dönmüş çapulcu ve alkolik yerlilerden korumaya çabalarken, daha sonraları Kuzey Kutbuna yakın bölgelerden Latin Amerika’ya, oradan da Afrika’ya uzanan pek çok macerasına tanık oluruz. Bunlardan en heyecanlı olanları da elbette ki Kaptan Fishleg önderliğinde yaptığı deniz yolculukları maceralarıdır. Bu maceralarda çeşitli Eskimo kabilelerinden tutun da Kanada’ya binli yıllarda ayak basan Vikinglere kadar bir çok farklı kültürü anlatılır. Ufak da olsa Zagor’un nadir görülen aşk kaçamaklarından birine de tanık oluruz bu maceralarında.

Genelde aseksüel bir görüntü çizen, aşk maceraları ile vakit kaybetmek istemeyen Zagor’un aslında gönlünü kaptırdığı Gambit adında, maceracı ve kumarbaz bir sevgilisi vardır. İkisi de bu aşkın imkansızlığının bilincinde olarak bir sonraki macerada görüşebilmek üzere ayrılmışlardır. Zagor’un diğer kaçamaklarından aklımızda kalanlar Kaptan Fishleg’in yeğeni Virginia, soylu bir Avusturyalı olan Frida Lang ve Ilenia Varga’dır.

Zagor’un bir çok düşmanı vardır elbette. Ama bunların içerisinde en tehlikeli ve amansızı, öldükten sonra bile Zagor’un peşine düşecek olan çılgın dahi Hellingen’dir. Vampir Baron Rakosi, Kelt büyücü Kandrax, acımasız yerli Tek-Göz öncelik verebileceğimiz kötü-karakterlerdir.

Bunun yanı sıra, Zagor maceraları asla hafife alınmayacak ölçüde bilgi yüklüdür. Yukarıda alıntısını yaptığımız üzere Amerikan Yerli mitlerini, Maya tapınaklarını, Kuzey Amerika yerli yaşamlarının Luis Henry Morgan’dan[2] öğrenemediğimiz detaylarını, Hindistan’ın bilmediğimiz bölgelerinin geleneklerini, Ninja’ları yakından tanıma fırsatı buluruz.

zagor_topluca

Çiko’nun yanı sıra Kazmakürek Bill, Avcı Rochas, Mohavklar’ın Şefi Tonka, Büyücü Çok-Göz, Gezgin Kumpanya Sullivanlar, Boş Gezen Trumphy, Özel Dedektif Bat Batterton, Darkwood postacısı Drunky Duck, Golden Baby’nin kaptanı Fishleg ve onun tayfası gibi yan karakterler konusunda da oldukça zengin olan Zagor maceralarında zaman zaman bu karakterlerin gerçek hikayelerini dinleriz ve kahramanın kahraman olabilmesi için içimizden birilerine her zaman ihtiyaç duyduğu gerçeği ortaya çıkar.

Kısaca bizler küçükken dostluğun ve bağlılığın önemini öğretmiştir bize Zagor. Fedakârlığı, dürüstlüğü, kararlılığı ve gözü karalığı da.

Halen de bir şeyler öğretmeye devam ediyor.

 swing1 swing karabela 

Not: 1970’lerin fantastik filmler yapan Yeşilçam sinemacıları Kaptan Swing’in yanı sıra Zagor’u da beyaz perdeye taşımıştı. Nişan Hançer’in yönetip Levent Çakır’ın Zagor’u canlandırdığı ve yıllardır peşinde olduğumuz Zagor Kara Bela ve Zagor Kara Korsanın Hazineleri adlı filmler bir kaç yıl önce DVD formatında Horizon şirketi tarafından İngilizce ve İtalyanca alt yazılı olarak piyasaya sürüldü.

 film5   karakorsan  film3

 



§ Efsanevi Zagor Maceraları, Sayı: 6, Maceraperest Çizgiler

[1] Bu devrimciler muhtemelen daha sonra Zapata’yı öncülleyen yoksul halktan çıkan insanlardır.

[2] Friedrich Engels, Ailenin, Devletin ve Özel Mülkiyetin Kökeni’ni yazarken Morgan’ın Eski Toplum eserinden etkilenmiştir. Eski Toplum I-II Payel Yayınları tarafından yayınlanmıştı.

Yanıtla