NEREDE NE İZLEMELİ II / SOVYETLER BİRLİĞİ I. BÖLÜM

Sovyetlere karşı nostaljik hisler içerisinde misiniz? Keşke biraz daha tanısaydık mı diyorsunuz? Ya da acaba sinema nasıldı oralarda?

Veya hem bu coğrafyada yolculuk edeyim, gittiğim yerlerde de bir şeyler izleyip yöreyi tanıyayım mı diyorsunuz?

İşte aradığınız yazı!

***

Burada, en köklü sinema geçmişine sahip üç ülkeden birisi olan, daha sonra devrime takiben de esaslı sinema kuramcıları çıkartan bu coğrafyanın Vertov, Ayzenştayn veya Tarkovski gibi sinemacılarını anmak veya onlardan örnek vermek yerine, daha yerel, yurt dışında daha az bilenen kısmına odaklanacağız. Bu minvalde, bambaşka bir anlatıma ve sinema diline sahip romantik, romantik-komedi, komedi, suç, macera, fantastik ve bilim-kurgu filmlerine göz atacağız. Elbette ki bu yazı girişin girişi niteliğinde olacaktır. Zira koca bir okyanusu andıran Sovyet sinemasına hakim olmak için öncelikle Rusça bilmek elzemdir. Burada ele aldıklarımız görece daha popüler sayılan, İngilizce ve hatta kimilerinin Türkçe altyazısını bulabileceğiniz filmlerdir.

İyi seyahatler ve iyi seyirler!

 

MOSKOVA

Moskova Gözyaşlarına İnanmıyor

http://www.imdb.com/title/tt0079579/?ref_=nv_sr_1

Vladimir Menşov’un bu romantik filmi ülkemizde 7 yıl rötarla 1987 yılında gösterilmiş. Film yabancı dilde en iyi film oskarını alan dört Sovyet filminden biri olmasının yanı sıra, zamanın ABD başkanı Reagan, ünlü Gorbaçov görüşmesinden önce ‘Sovyet ruhunu’ daha iyi anlayabilmek için bu filmi sekiz kez izlemiş, güya.

Filmin müziklerinden Aleksandra

 

Ofis Romantizmi

http://www.imdb.com/title/tt0076727/?ref_=nv_sr_1

Devlet İstatistik Enstitüsünde çalışan ezik bir amcayla, erkeksi, Sovyetik, babuşka[1] tarzı patronu arasında alevlenen aşkı anlatan romantik komedi, özellikle soğuk kış akşamlarında içinizi ısıtacak türden bir yapım.

Türkçe Altyazılı

 

Ekipaj / Kabin Ekibi

http://www.imdb.com/title/tt0134633/?ref_=nv_sr_1

Bence Holywood aksiyon filmlerine öykünerek çekilmiş 1979 tarihli bu film, biz de yaparız mantığı içeriyor. Zamanın koşullarında bütün o garip efektleri ve sinema hilelerini yapmak için kesenin ağzını açmış politbüro. Yine de salt ve saçma aksiyonun yanı sıra, film, Sovyetlerin olmazsa olmazı sayılan insan ilişkilerine de odaklanıyor. Bu arada SSCB’de ilk kez çıplak insan görüntüleri bu filmde kullanılmıştır, daha doğrusu buna izin verilmiştir (sanılanın aksine Rus insanı aşırı utangaçtır). Filmin yeni bir versiyonu da son zamanlarda çekilmiş.

 

Taksi Blues

http://www.imdb.com/title/tt0100757/?ref_=nv_sr_1

Çekildiği yılın sonunda tamamen dağılacak olan Sovyetlere ağıt yakan bu filmde, dağılma sürecinin sonunda başkentte tavan yapan yozlaşmayı, çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu adım adım takip ederiz. Taksi şoförü İvan, katılığı, somurtkanlığı, çalışkanlığı ve zaman zaman gaddarlığı ile Sovyetleri temsil ederken, bir gece taksisine alıp başına türlü türlü işler açan cazcı Alexi ise gelen yeni günleri müjdelemektedir adeta: yavşaklık, alkolizm, servet ve ün düşkünlüğü, sorumsuzluk, itlik-serserilik!

Saksafonunu s..eviyim

MOSKOVA, LENİNGRAD

Kaderin Cilvesi

http://www.imdb.com/title/tt0073179/?ref_=tt_rec_tti

1975 yapımı olan bu mini TV serisi o yıldan bu yana, gerek Sovyet, gerekse post-Sovyet coğrafyasında olsun, ortak dili Rusça olan milyonlarca insanın yılbaşı gecesinde izlediği bir kült film haline gelmiştir. Yönetmen Ryzanov, bu filmde hem Sovyet yaşantısının tıpkılığını eleştirir hem de bu tıpkılığın aslında ne kadar ilginç rastlantılara gark olabileceğini bir peri masalı anlatımıyla bizlere sunar. Kesinlikle, yılbaşı akşamı yapacak daha iyi bir işiniz yoksa tabii, bu filmi izleyin derim. Bolca alkol, varsa sevgili, yanında iyi meze olur.

Müzikleri ayrı şahane

 

SOCHİ, AZERBAYCAN

Elmas Kol

http://www.imdb.com/title/tt0062759/?ref_=tt_rec_tt

Filmde Sochi’den yola çıkan bir gemiyle İstanbul’a giden elemanların kazara kaçakçılık işine dahil olmaları sonucunda geçen komikli olaylar sahnelenmiş. SSCB’de uzun yıllar körüklenen Türkiye algısının, nasıl pis bir oryantalizm cenderesi içerisinde yürütüldüğünü de bu filmde görmek mümkün. Gerçekte dış dünyaya zinhar çıkartılmayan SSCB vatandaşları bu tür filmler yardımıyla klişelere sevk edilmiş ve ‘buradan başka iyi bir dünya yok’ mesajı beyinlere kazınmaya çalışılmıştır. Filmlerde İtalyanlar mafyatik, Türkler Arapsı, Avrupalılar ahlaksız vs gibi gösterilmiştir. Aslında SSCB’nin yıkılma sürecinin TV’nin yaygınlaşması ile başladığını söyleyenler de var. TV yayın alanları genişledikçe kapalı ülke vatandaşları açık pencereden dış dünyayı görüyor ve başka dünyaların bambaşka yaşantılarını keşfediyor. Sistem çatırdar tabii, baskı baskı nereye kadar?

Neyse, filmde 1954 model Chevrolet, 1955 model Buick ve 1951 model Oldsmobile Super 88 gibi arabalar İstanbul sokaklarında çekildiği varsayılan ve Suriye’yi andıran Azerbaycan’ın kimi sokaklarındaki çekimlerde görülür ki gerçekte ABD asla Demir Perde ülkelerine araba satışı yapmamıştır. Bilmem ki bunu nasıl yorumlasak? Azerbaycan. Araba…

ODESSA

Arabalara Dikkat Edin

http://www.imdb.com/title/tt0060161/?ref_=tt_rec_tt

Araba hırsızlığından söz açılmışken, Sovyetlerde Robin Hood olur muymuş demeyin. Satirik ve lirik eleştirel komedi türünde yaptığı kült filmlerle tanınan Ryzanov, bu filminde rüşvete ve yozlaşmaya dokundururken, o yıllarda şahlanan Sovyet ekonomisinin kapitalizme olan meylini de eleştirmeyi ihmal etmemiş. Filmin başrolünde yalnızca yozlaşmış/rüşvetçi tiplerin arabalarını çalan, aslında mazbut bir sigortacı olan bir hırsız ve Sovyetlerin ünlü GAZ-Volga arabası vardır.

GAZ, Gorkovsky Avtomobilny Zavod yani Gorky Araba Fabrikasının baş harflerinin kısaltmasıdır. GAZ arabaları 1934 yılındaki beş yıllık kalkınma planı neticesinde Ford ile yapılan iş birliği sonucu üretilmeye başlanmıştı. O yüzden tasarımı Ford’unkinin aynıdır.

Bu arada, zamanın Sanat ve Kültür Bakanı Romanov başrol oyuncusunun hırsız rolünü oynamasına şiddetle karşı çıkmıştır. Bunun nedeni aktörün bir önceki filminde Lenin’i canlandırmış olmasıymış: yani Lenin’i oynayan hırsızı oynamaz kafası. Neyse ki Romanov film çekimleri başlamadan önce emekli oluyor ve Detoçkin de rolü kapıyordu.

 

YAROSLAVL (herhangi küçük bir Sovyetik kentte izlenebilenebilir)

Afonya

http://www.imdb.com/title/tt0072613/?ref_=fn_al_tt_1

Film Moskova’nın 250 km kuzey doğusunda yer alan tarihi öneme sahip, aynı zamanda endüstriyel de bir kent olan Yaroslavl’da geçer. Ama film genelde, Ankara 100. yıl işçi bloklarının ilham aldığı Hruşov (bizde nedense Kruşçev diye bilinir) binaları arasında geçmekte olduğundan hemen her yerde izlenebilir. Aşkta her daim kaybeden bir musluk tamircisinin hikayesi anlatılmaktadır. Tatlı bir filmdir.

Nefis Dans Sahnesi

 

SİBİRYA

Kötü Ruh Yambuy

http://www.imdb.com/title/tt0316624/?ref_=nv_sr_1

Filmde Sibirya’nın derinliklerinde Tunguzca konuşan, ren geyikleriyle takılan göçer Evenk kabilesine konuk oluyoruz. 1940’larda yaşanan bir olaydan yola çıkarak filmleştirilen hikayede Yambuy dağı yakınlarında çalışan mühendis ekibinde kimi kaybolmalar olunca, Evenkler ve mühendisler bir ekip oluşturarak bu gizemi çözmeye çalışırlar. Filmde Frolovka olarak bilinen ünlü Mosin Nagant tüfekleri kullanılmıştır. Bu tüfeğin üretimi aslında, bizde 73 harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşında Osmanlı ordusunun elindeki ABD yapımı seri atış yapabilen (kızılderili ve bizon katili) winchester tüfeklerine karşı bir modernleşme çabası olarak Rusya tarafından üretilmişti.

MOSKOVA, ÖZBEKİSTAN, SİBİRYA

Talihli Beyler

http://www.imdb.com/title/tt0068519/?ref_=tt_rec_tt

Burada 1970’lerin Yeşilçam’ından da aşina olduğumuz üzere dual karakter mevcut.  Sovyetlerin büyük aktörlerinden Evgeniy Leonov filmde süper iyi bir insan olan kreş müdürü Troşkin ile kendisine ikizi kadar benzeyen psikopat kriminal Doçent’i canlandırıyor (doçent aslında Rusya’da profesör anlamında kullanılıyor, yani ‘itliğin profesörü’[2] gibi bir şey olsa gerek). Sibirya’da Büyük İskender’in başlığı bulunmuş ve akabinde Doçent ve ekibince çalınmıştır. Bunun üzerine, yakalanınca geçici hafıza kaybı yaşayan Doçent’in yerine geçirilen Troşkin başlığın izini sürer.

Hikaye W. R. Burnett’ın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan ve John Ford’un 1935’te çektiği Bütün Kasaba Konuşuyor filminden esinlenmiştir. Bu benzerlik konusu bildiğim kadarıyla ilk olarak Dostoyevski’nin Öteki adlı eserinde işlenmişti (Saramago’nun muhteşem Kopyalanmış Adam‘ı yine bunun örneklerindendir). Kieslowski’nin Veronika’nın Çifte Yaşamı filminde yine aynı konu ele alınmıştı.

Bizdeyse Osman F. Seden’in 1978’de çektiği başrolünü de Kemal Sunal’ın oynadığı İnek Şaban filminde, manav olan (ve kamyonete yerleştirilirken atılan karpuzları bir kaleci gibi yakalayan) Şaban, başlık parası biriktirmek için Almanya’ya gitmek için yola çıktığında, ABD’nin Kozmoz takımına transfer vaadiyle kandırılan ve kendisine ikizi kadar benzeyen Fenerbahçe’nin kalecisi Bülent’in yerine geçirilir. Filmde futbol-mafya ilişkisi, mafya raconları, cinsellik gibi konular sorgulanırken Fenerbahçe ve Galatasaray’ın o zamanki kadrosunu gerçek maç görüntüleri eşliğinde görebilmek de mümkün.

Yeşilçam’ın büyük öngörülerinden: sahne tıpkı, filmden yıllar sonra gerçekleşecek olan, ‘Şeytan’ Rıdvan’ın GS’den FB’ye transferini anlatıyor

Yine aynı yıl Seden’in çektiği İyi Aile Çocuğu filminde ise bebeklikten itibaren ayrı düşmüş ikizlerin hikayesi anlatılır. Birisi saf, utangaç ve dürüst bir bankacı olurken diğeri çakal, it ve çapkın bir kriminale dönüşmüştür. Buradan Kemal Sunal’ın büyük oyunculuğunu saygılarımızla tekrar yad ediyoruz.

Lübnanlı ünlü besteci Elias Rahbani’nin müziği filme cuk oturmuş

 

devam edecek

——————————————————————————————————-

[1] http://gezenti.biz/babuska-fircasi/

[2] bkz https://www.youtube.com/watch?v=FJGmgJ5REdA filmin 15. dakikasından itibaren. Zamanın argosu da filmde ayrıntılı bir biçimde karşımıza çıkar.

Yanıtla