‘NEREDE NE İZLEMELİ?’ I-GÜNEY AMERİKA

Gittiğim yerlerde iki şeyi yapmaya özellikle dikkat ederim: varsa orada çekilmiş/orayla alakalı veya oralı bir yönetmenin filmini izlemek, bir de orada yazılmış veya orayla ilgili bir roman okumak.

Bu minvalde Güney Amerika’ya seyahat etmek isteyenler için bir film inceleme listesi gibi bir şey yaptım. Tabii bunlardan bazılarını izlemek biraz güç gelebilir, baştan uyarayım. Sonra demedi demeyiniz.

İyi seyirler!

URUGUAY

Uruguay genelinde izlemek için ideal bir film: El Viaje Hacia el Mar! http://www.imdb.com/title/tt0326357/?ref_=fn_al_tt_1

Denize Yolculuk diye çevirebileceğimiz bu film, bir grup Ankaralı gibi adamın hayatlarında ilk kez denizi görmek için yaptığı yolculuğu anlatıyor. İşin komiği elemanların yaşadığı köyün okyanusa olan mesafesi. İçinizi ısıtacak filmlerdendir[1].

Tupamaroların çıkışı

Başkent Montevideo‘da ise Costa Gavras’ın Sıkıyönetim filmini izlemek elzemdir. Gerçek bir olaydan yola çıkan film, Latin Amerika’nın en kayda değer kent gerilla örgütü Tupamarolar’ın, ABD tarafından kalkınma danışmanı adı altında arka bahçesine yolladığı CIA’in işkence uzmanlarından Mitrione’yi (filmdeki adı Santore) kaçırmasını anlatır. 2010-2015 yılları arasında Uruguay başkanlığı yapmış Jose Mujica, Tupamaroların eski liderlerindendi. http://www.imdb.com/title/tt0070959/

BREZİLYA

Ülkenin bence en şahane ve köklü kültürüne sahip kenti Porto Alegre‘ye yolunuz düşerse izlemek için ‘O Homem que Copiava’ yani Fotokopici Adam filmi idealdir. Brezilya sinemasına özgü örgüsel anlatım ve kentte gezinen kamera ile nostaljik anlar da yaşamak mümkün. http://www.imdb.com/title/tt0367859/?ref_=fn_al_tt_1

Amazonlara doğru yolculukta Mister No[2]‘nun sıkı dostu olan Otto Kruger tipli bir Alman’ın mecarasını anlatan ‘Cinema, Aspirinas e Urubus’ (Sinema, Aspirin ve Akbabalar) II. Dünya Savaşı sırasında geçer. Nazi olmak istemeyen bir Alman’ın, savaşa çok uzak bu ülkede bile, Alman olmasından dolayı karşısına çıkan zorluklar ve verdiği hayatta kalma mücadelesi. http://www.imdb.com/title/tt0373760/?ref_=fn_al_tt_1

Recife‘de Komşudan Sesler olmasaydı Recife’yi boş beleş bir turist gibi gezebilirdiniz. Yüksek güvenlikli elit mahallesinin yanındaki favela[3], zenginlik ve sefalet. Komşunun sesini duyuyor musunuz? http://www.imdb.com/title/tt2190367/?ref_=fn_al_tt_1

Rio‘da (ki bence pek ala Sao‘ya da uyuyor) Tropa de Elite (Özel Tim) http://www.imdb.com/title/tt0861739/?ref_=fn_al_tt_1 ve Ciudad de Dios (bizde Tanrı Kent diye gösterilmişti nedense, zira doğrusu Tanrının Kenti) http://www.imdb.com/title/tt0317248/?ref_=nv_sr_1 ‘u izlemek gerek.

Eduardo Galeano’nun aktarımı ile 1993’te Candeleria Kilisesi önünde yatan elli sokak çocuğunun sivil milislerle otomatik tüfeklerle taranması ya da başkenti ziyarete gelen bir yerli şefinin, kimi zengin ailelerin çocukları tarafından canlı canlı yakılması ki savunmalarında şefin, ‘dilenci olduğunu sandıklarını’ söylemişlerdir ve sonuç beraat. Ki sadece bu iki kısa örnek bile Brezilya kanunları ve polisi ile ilgili biraz fikir vermiştir.

‘O Palhaço.’ Selton Melo’nun Palyaço filmi 1970’lerde geçiyor. Yeri yurdu ve kimlik kartı olmayan Benjamin’in iki hayali vardır, bir ev ve ideal bir kadın. http://www.imdb.com/title/tt1921043/?ref_=fn_al_nm_1a

Eh tabii kült yönetmen Glauber Rocha’nın filmlerine de dikkat çekmek isterim. Özellikle son cangaçoları anlatan filmleri favorilerimdendir.

En ünlü cangaço Limpiao

PERU

Amazonya tarafında İquitos‘a yolunuz düşerse bir şekilde, Maria Vargas Llosa’nın aynı adlı eserinden uyarlanan ‘Pantaleon y Las Visitadoras’ filmini yerinde izlemenizi öneririm. Sanıyorum romanın sinemaya aktarılmış yedi farklı versiyonu mevcut ama Lombardi’nin yönetmenliğini yaptığı 2000 yapımı olan bu eğlenceli ve ağır yergi içeren filmi oralara gitmeseniz de izlemenizde fayda var. http://www.imdb.com/title/tt0190611/

Gerçi 1975 yılında Dominik Cumhuriyeti’nde çekilen filmi de önermek isterdim. Zira bunun yönetmenlerinden biri de bizzat Lllosa’nın kendisiydi. Film içeriğinden dolayı diktatörlük altındaki Peru’da ivedi olarak yasaklanmakla kalmamış, civardaki diktatörlüklerde de gösterimi engellenmiştir. Bu filmi bulmak neredeyse imkansız.

Başkent Lima‘da, yine Lombardi’nin yönetmenliğini yaptığı Mariposa Negra / Siyah Kelebek filmi favorilerimden değil ama kentin dokusunu daha iyi anlayabilmek için izlenir. http://www.imdb.com/title/tt0496799/?ref_=fn_al_tt_1

KOLOMBİYA

Şu an yükselmekte olan Kolombiya sinemasının çıkış filmi olarak adlandırabileceğimiz 2004 yapımı Maria Full of Grace (içinde ilahi durumlar geçtiğinden çeviremedim, bkz. filmin afişi) uluslararası kokain dağıtımı işinin pisliklerine odaklanırken aslında filmin yarısından fazlası yanlış hatırlamıyorsam New York’ta geçiyordu, ama olsun. http://www.imdb.com/title/tt0390221/

ŞİLİ

Santiago‘da Machuca, Şili’deki 1973 faşist askeri darbesini iki oğlanın gözünden anlatıyor. Açıkçası ben çocuklu filmleri pek sevmem ama filmi de boş geçmek istemedim. http://www.imdb.com/title/tt0378284/?ref_=fn_al_tt_1

Historias de Futbal yani Futbol Hikayeleri, gerçekten de dört farklı senaryo ile dört kısa futbol hikayesini sunuyor. Yazarlardan birisi bizde pek bilinmeyen ama Latin Amerika edebiyatının en güçlü kalemlerinden Mario Benedetti. http://www.imdb.com/title/tt0119297/?ref_=tt_rec_tt

Bunun dışında kafamı pırıl pırıl yapayım, Şili de neymiş ‘en güzeli=sürreali’ yaşamak diyorsanız Jodorowsky’nin filmlerine dalın derim. Eleman manyaksı filmler yapmanın yanı sıra Tarot konusunda da uzmandır, keza yazdığı kütük gibi bir tarot kitabı da İspanyolcada mevcut.

Arjantin ve Şili’de açık hava hapisanesi ve işkencehane olarak kullanılan stadyumlar

ŞİLİ-ARJANTİN

Ya da bu ikisinin arasında kalan devasa Patagonya pampalarına mı gitmek istediniz?

İki faşist cuntanın saçma sidik yarışmasını hicveden Mi Mejor Enemigo / En İyi Düşmanım (yani bizim en kötü günümüz böyle olsun hesabı), hem savaş, hem milliyetçilik, hem de faşizm karşıtı. Gerçi bu üçü birbirine yakın ama olsun. 1978’de neredeyse savaşa tutuşacak olan iki ülkenin, tanrının unuttuğu pampalardaki hak iddiasının saçmalığını en güzel anlatan sahne ise gaucho[4]nun yanlarından geçtiği sahne olsa gerek. http://www.imdb.com/title/tt0410316/

ARJANTİN

Bu kez Arjantin tarafındayız. La Patagonia Rebelde / Patagonya İsyanda (kapak fotoğrafı) anarşistlerin başını çektiği 1921 gaucho isyanını anlatıyor. Dünya sinema tarihinin ender anarşizm yanlısı yapıtlarından olan film aynı zamanda anarşizmin pek bilinmeyen Güney Amerika tarihine de göz atmamızı sağlıyor. http://www.imdb.com/title/tt0071976/?ref_=tt_rec_tt

Buenos Aires:

Olimpo Garajı ülkemizde de gösterilmişti. Kirli Savaş olarak bilinen diktatörlük yıllarında, işkence ettiği genç kıza aşık olan işkenceci polis ve bir anlamda o yıllar boyunca kaybedilen otuz bin desaparecidosun öyküsü. Kayıp yakınları Plaza de Mayo Anneleri olarak bizdeki Cumartesi Anneleri‘ne ilham vermiştir. http://www.imdb.com/title/tt0201631/?ref_=tt_rec_tt

Resmi Tarih, 1986’da En İyi Yabacı Film Akademi (oscar) ödülü almasına karşın değinilmeden geçilmemesi gereken bir film. Faşist cuntanın 1983’te sona ermesine müteakip çekimlerine başlanan ama filmin bittiği 85 yılına kadar yönetmen ve oyuncuların sürekli tehdit alması film sürecinin ne kadar zorlu geçtiğini gösteriyor. Zira filmin konusu, Dersim Kayıp Kızları veya 1915 sonrasında evlat edinilen Ermeni çocukları örneğindeki gibi bizim de çok uzağında olmadığımız bir öykü.

Evlat edindiği çocuğun bir önceki filmde sözünü ettiğimiz desaparecidos yani kayıplardan birinin olduğunu ve kocasının da bu katliamların faillerinden biri olduğunu öğrenen bir kadın hakkındadır. http://www.imdb.com/title/tt0089276/

Bizde Kayıp Hayatlar diye gösterilen filmde ise Antonio Banderas kayıp yakınlarına dokunarak kayıp bedenin nerede olduğunu gören bir medyum. Film öyle aman aman ve Arjantin yapımı olmasa da izlenebilir.

Dipnotlar:

[1] http://gezenti.biz/gezi-ve-alkolizm/

[2] http://gezenti.biz/mister-no/

[3] Brezilya gecekondusu

[4] İnek çobanı

Yanıtla