HANGİ GUYANA?

            Alp ASLAN

 

Benim bildiğim, yıllardır görmek istediğim bir tek Guyana var, zaten dünyada başka da Guyana yok. Ha, itiraz gelebilir Fransız Guyana’sı ne diye, ama o zaman yanıt soruda saklı olur. Adı üstünde Fransız şeysi, yani toprağı. Herhangi bir Şengen ülkesine giriyormuşçasına vize sorunumuz olan boktan Fransız ve de Avrupa toprağından başka bir şey olmayan bir bölge. Kazık yemek ve yediğiniz kazığın yanında sos olarak (madem kazık yedik o halde neden) Avrupa’nın tek uzay üssünün olduğu bölgeyi görmeyesiniz ki demekle geçiştirilebilecek bir yer.

Burada sözünü ettiğimiz, resmi adı Guyana Kooperatif Cumhuriyeti olan ülke. Güney Amerika seyahatime başlamadan önce ana üssümü kurduğum Buenos Aires’te edindiğim ahbapların temel sorusuydu en çok görmek istediğim Güney Amerika ülkesinin neresi olduğu. Ve aldıkları yanıt yalnızca onları şaşırtmakla kalmıyor adeta göt ediyordu. ‘Guyana mı?’ ‘O Afrika’da değil mi?’ ‘Haa Fransız Guyana’sı mı?’ gibi, Latin mikro milliyetçilerinin damarına her basan kişiye verilen tipik tepkileri alıyordum. Çünkü Guyana ana dili İngilizce olan tek Güney Amerika ülkesidir ve Latinlikle uzaktan yakından alakası yoktur.

IMG_0729

Aslında bütün yörenin adı, oradaki yerli toplumlarının birinde Sular Ülkesi anlamına gelen Guiana’ymış. Hollanda topraklarının bir kısmını alana dek İngilizler direk bu ismi kullanırken, Hollanda Guyana’sı ise bağımsızlığını kazandıktan yıllar sonra adını Surinam olarak değiştirmişti. Surinam’ın resmi dili ise Flamanca’dır.

Guyana’nın bize vize uygulayan iki Güney Amerika ülkesinden birisi olmasından dolayı (diğeri ise Surinam) eşeği sağlam kazığa bağlayayım diye, Güney Amerika ülkelerinde pek de fazla sayıda konsolosluğu olmayan bu ülkenin Peru ve Venezuela’daki temsilciliklerine e-posta atıyorum. Amacım vize prosedürü ve kaç günde vizeyi alabileceğimi sormak, ona göre plan program yapmak. Zira Peru ve Venezuela’ya daha önceden gitmeyi planlıyorum. Gitmişken vize işini orada bir yerde hallederim diye düşünüyorum. Ne var ki birisinden hiç yanıt gelmiyor, diğerinden ise İspanyolca bir şeyler geliyor. Ulan ben size İspanyolca mı yazdım? Ayrıca ülkenin resmi dili İngilizce, manyak mısınız siz?

Gelen mesajda vize konusunu Brezilya’nın başkentindeki elçiliğe sormam gerektiği dile getiriliyor. Brezilya’ya atığım mesaja ise gelen yanıt Portekizce! Yemin ediyorum kafayı yiyeceğim.

Neyse, zaman içinde Peru’ya varıyorum. Bunların fahri konsolosluğu gibi bir yeri varmış. Gidip dayanıyorum kapıya. İtlik olsun diye İngilizce konuşuyorum, fahri konsolos mu her ne dingilse yok dedirtiyor. Elime bir kağıt tutuşturup, biz bilmiyoruz şuraya sor diyorlar. Kağıdı yırtıp atıyorum, zira orası daha önce mesaj attığım yerlerden biri. Venezuela’ya gidiş de boka sarınca (o da başka bir hikaye), Manaus[1] üzerinden Boa Vista’ya varıyorum.

IMG_2009

Bu saçma sapan kentin Brezilya’da olduğunu söylesem kimse inanmaz bana. Gerçi Brezilya denince akla hemen Rio veya Sao Paolo gelir ama Brezilya’da ne yerleşimler var ki aman aman…

Kaldığım otel kentin biraz dışında. Zira kentin içinde bulunan bir kaç otel resmen kazık markaydı. Kentte toplu taşıma diye bir şey yok, taksi-dolmuş gibi bir şeyler dolanıyor ortalıkta, Trabzon’daki gibi, onların da nereye gittiğini anlamanın mümkünatı yok. Yabancı olmama güvenip (küfür yeme ihtimali var) bir tanesini durduruyorum. Neyse ki şansım varmış, araç merkeze doğru gidiyormuş. Elçiliği bulmam zor olmuyor, dalıyorum.

İçeride bir takım yerliler var, oturmuş bekliyorlar. Görevli kadın nereli olduğumu öğrenince neredeyse altına sıçacak. Neden Guyana’ya gitmek istediğimi soruyor, ‘Guyana’dan daha ilginç bir ülke var mı bu kıtada’ diye yanıtlıyorum karşımdaki Hint asıllı görevliye bakarak. Kadın gülümseyerek uzattığı formu doldurmamı istiyor, o sırada kötü İngilizceleriyle yerliler benimle arkadaşlık kurmaya çalışıyor, ben de onlara alaka gösterince bana tavsiyelerde bulunuyorlar.

IMG_2186Dev tembel hayvan, Georgetown müzesi

Bütün o stresim boşunaymış. Bir saat içinde vizemin hazır olduğunu söylüyorlar ben dışarıda boş boş dolanırken.

Ülkenin kara yolu girişi yalnızca Boa Vista veya Surinam’dan, Surinam’a giriş ise Fransız topraklarından gerçekleşiyor. Otobüsle sınıra gidiyorum. Oradan da bir tane taksici ile anlaşıp Guyana’nın sınır kenti Lethem’e varıyorum. Ortada terminal filan yok. Sıcak ve nem öldürücü. Neyse ki insanlar yardımcı oluyor da bir tane evden bozma restoran gibi bir yere çöküyorum. Zaten araç buradan kalkacakmış.

IMG_2070

Gideceğimiz yer çok da uzak olmamasına karşın rezalet yol ve aracın bozulması sayesinde iyice iğrençleşen yolculuktan sonra Rupununi Müzik Festivalinin yapıldığı mekana[2] varıyoruz. Festivalden sonra da başkent Georgetown’a en iyisi paraya kıyıp uçakla gitmek diye düşünüyorum, ama festivalden dolayı ulaşımı sağlayan pırpırlar dolu. Sıçtık ki tam sıçtık.

IMG_2076

Otobüs saat 20 sularında geliyor. Hayatım boyunca, yolculuklarda bir sürü saçma sapan olayla karşılaştım ama bu gerçekten en zırvalarıydı. Devlet gece yarısı, kaçak avcılığa geçit vermemek için yolu belli bir mesafeden sonra kapatıyor ve oralardaki bir dinlenme tesisinde (!) konaklamak zorundasın. O gün de şansıma, otobüs sayısı tavan yapmış, tesiste kiralanacak hamak kalmamış. Hamağımı Manaus’ta bıraktığım için araca geçip kıvrılıyorum. Dört beş saati, nemden it gibi titreyerek yarı uyuklar vaziyette geçiriyorum. O değil de, vatandaşa bu eziyeti neden çektiriyorlar onu anlamış değilim. Otobüs saatlerini ona göre ayarlasanıza arkadaşım!

IMG_2152

Kalkıştan bir süre sonra da nehirde feribotla karşıya geçmek için bir kez daha in bin yapıyoruz. Yollar köstebek yuvası gibi ve bütün yol boyunca yuttuğumuz tozun haddi hesabı yok. On altı saat sonra bütün iç organlarım yer değiştirmiş ve toz içinde kalmış olarak başkente varıyoruz.

IMG_2130Binemediğim pırpır

Daha önce mesaj attığım ve yanıt alamadığım pansiyon doluymuş. Başka yer bulacağım diye mahvoluyorum resmen. Sokakta atlar dolanıyor. Ortalığı da resmen bok götürüyor. Millet yere çöpü atmakla kalmıyor üstelik sağa sola da sidiği salıyor güpegündüz. Yani tam bir özgürlük ve kaos ortamı var. Ama gerçek anarşizmin bu olduğunu sanmıyorum elbette.

IMG_2159

Kavruk tenime rağmen ortamdaki en beyaz kişi benim, ortada lamba gibi parlıyorum ve kendimi ilk kez bir yabancı gibi hissediyorum. Ama insanlar güler yüzlü, bana sürekli selam veriyorlar.

IMG_2163Kent mimari dokusu genelde Hollanda esintili

Ve burası gerçekten de enteresan bir yer. Nüfusun çoğu zenci ve Hintli, Hintlilerin arasında bir kısım da Müslüman var. Resmi olarak tanınan on bir tane yerli dili var ama başkentte yerliye rastlamak olanaksız. Siyasi partilerin hepsi sosyalist ama bunlar daha çok etnik ve dini olarak ayrışmış durumdalar, genelde politik kulvarda Hint asıllılar başı çekiyor. Ülkenin adından da belli olduğu üzere sistem demokratik sosyalizm yapısında, yani kime oy verirsen ver her daim iktidarda sosyalist bir iktidar, bir koalisyon olacak.

IMG_2168İyi saatte olsunlar (restoran eşhedü enna ilahe…)

Guyana vizesini çok kolay aldım ya, Surinam için de aynı şeyi düşünüyordum açıkçası. Ancak sabah erkenden vardığım elçilikte resmen göt oluyorum. TC pasaportu sahibi en az iki hafta beklemek durumunda vize için diyorlar. Ve ne yazık ki şaka yapmıyorlar. ‘Bakın’ diyorum, ‘Şili’ye uçak biletim var ve Paramaribo’dan Brezilya aktarmalı. Bari bana transit vize verin, en azından biletler yanmasın, zaten iki-üç gün kalacağım ülkenizde’ diyorum. Bütün evraklarımı alıp güler yüzle: ‘biz sizi en kısa sürede arayacağız’ diyerek beni salıyorlar.

IMG_2177

Kaldığım otel oranın en ucuz otellerinden biri ama yine de fiyatlar fahiş. İçeride klima filan yok ve ahşap bina tam bir cehennem. Klimalı otellerin fiyatlarıysa cehennemden bile sıcak el yakmada. Ortalıkta mal gibi dolaşıp, ki yapacak da pek bir bok yok, kara kara ne yapacağımı düşünürken günler geçiyor ve en nihayetinde telefon geliyor. Surinam’da hükümet değişmiş ve dolayısıyla yeni memur atamaları olana kadar bütün vize işlemleri askıya alınmış.

IMG_2185Kent kütüphanesinde çok zaman geçirmişliğim oldu

Koşa koşa elçiliğe gidiyorum. “Abicim, siz elçilik değil misiniz? Skindirik transit vize işlemi için neden evrakları Surinam’a yollamanız gerekiyor. Ayrıca memur ataması ney lan, hangi yüz yılda yaşıyorsunuz siz? Ben şimdi ne halt edeceğim?” diye soruyorum. Nasılsa vize alamayacağımı bildiğimden niyetim kavga çıkartıp en azından bir nebze olsun rahatlamak; ama karşımdaki Hint asıllı insanlar o kadar Gandhist ki, ‘pozitif düşün, her işte bir hayır vardır’ diyerek beni nazikçe sepetliyorlar. O kadar nazikler ki kavga çıkartamadığıma üzülemiyorum bile.

IMG_2165Hindu tapınağı

Otele dönüp bütün rezervasyonlarımı değiştiriyorum, neyse ki çok fazla girmiyor bilet değiştirme işlemlerindeki fiyat farkları. Şimdi yine gerisin geri Boa Vista üzerinden Manaus’a dönmem gerek, oradan Sao Paolo ve Santiago… En nefret ettiğim şeydir planladığım rotadan çıkıp geri dönmek ama yapacak bir şey yok.

IMG_2201Pırpırın içi

Bir daha Guyana içinde otobüse bineni … diyerek çok pis yemin etmiştim, o yüzden uçak bileti bulamama korkusuyla seğirtiyorum en yakın turizm acentasına. En azından Surinamlı Hinduların hayır duası boşuna gitmemiş.

IMG_2131

Pistteki inek yoksa bana göz mü kırptı?

 

Dipnotlar:

[1] Bkz. http://gezenti.biz/2016/01/18/sacma-sapan-gemi-yolculuklari-i/

[2] Bkz. http://gezenti.biz/2016/07/25/guney-amerika-muzik-notlari-iii-bolum/

 

Yanıtla