GÜNEY AMERİKA MÜZİK NOTLARI I. BÖLÜM

Alp ASLAN

ARJANTİN

Arjantin denilince akla gelen ilk şey belki de tango[1]dur. Zannımca Maradona (Messi, futbol), Che, Eva Peron vs. bile bunlardan sonra gelir. Arjantinlilerin bu büyük övünç kaynağına itiraz tabii ki aynı modelin bir farklı versiyonu olan Uruguaylılardan geliyor. Tangonun Rio de la Plata yani Plata nehrinin etrafında doğduğunu belirten Uruguay vatandaşları, başkentleri Montevideo’nun da bu bölgede yer aldığına dikkat çekiyor. Bu milliyetçi saçmalıkları bir yana koyarsak bu güzel dans ve müziğin proleter sınıfı veya o zamanlar için alt-tabaka denilen kişiler tarafından icat edildiğini vurgulamak gerek.

P1080608La Boca’nın renkli duvarları

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Katolik (ve doğası gereği yobaz) kültür baskısından erkeklerin kadınlarla olan ilişkileri sıkıntılıydı. Tabii kadın sayısı da oldukça azdı. Dolayısıyla ilk tango dansçıları yalnızca erkeklerdi.

https://www.youtube.com/watch?v=tOpAvx5tpUg&index=6&list=PLA829B2A5DFB68318

Büyük usta Carlos Gardel

Daha sonraları dans yaygınlaştıkça kadınlar ve özellikle fahişeler olaya iştirak etmeye başlıyor. Mesela fahişeler, dans ettiği erkeğin parası olup olmadığını anlamak için erkeğin bacakları arasından kendi bacağını geçirip topuk hareketiyle adamın keseyi yokluyor ve neticede figürler zenginleşmeye başlıyor. Erkekler arasındaysa tango, kadınları tavlamada yeni bir rekabet kapısı açıyor.

Tango ile ilgili söylenecek çok şey var ama biz olayı kısa keselim. Dünyada, tangonun çok popüler olduğu Türkiye’de 1930’larda ilk tango şarkıcılarının kadın olduğunu Arjantinlilere söylediğimde, kürtajın halen yasak olduğu, kadın haklarınınsa özellikle o yıllarda yerlerde süründüğü bu ülke vatandaşlarında hayret uyandırdı elbette.

https://www.youtube.com/watch?v=5C77e2E5EGY

Seyyan Hanım

***

Aslında Akdenizli göçmenler tarafından taşınmış ve daha sonra kısmen değişerek geleneksel hale gelmiş iki müzik ve dans daha var. Bunlardan birisi çakarera (chacarera):

https://www.youtube.com/watch?v=dh38UY5zW04

 

Diğeri ise zamba:

https://www.youtube.com/watch?v=UjtNhsucBYE

***

Yeni arkadaşlarla yaptığımız klişe sohbetlerimizin birinde buradan kimleri dinliyorsun diye sormuşlardı. O an aklıma Mersedes Sosa gelmedi ve ayıplandım haklı olarak. Ancak sonradan uyandım ki ben onu hiçbir zaman bir Arjantinli olarak düşünmemiştim. Nasıl ki Aşık Veysel’i duyduğumuzda binlerce yıl öteden gelen bir ses duyar, Anadolu toprağının kokusunu alırız ve onun için Sivaslıdır deriz, Anadoluludur deriz ama ona asla Türktür demeyiz. Aynı şekilde Mersedes Sosa’yı duyunca ben de Amerika’nın Amerikalının kokusunu alıyorum. Ama bizim ülkede ve daha bir çok yerde, saçma sapan bir şekilde Birleşik Devletlere verilen isimle alakalı olmayan, buranın gerçek insanının, toprağının kokusunu.

sosTucuman Müzesinin bir bölümü Sosa’ya ayrılmış

Arjantin’in kuzeyi Tucuman’da dünyaya gelen Sosa, bir Diguita yerlisidir.

https://www.youtube.com/watch?v=oHsi5ZNqUDY

Cuando Tenga la Tierra[2]

Diğer büyük şarkıcılardan Atahualpa Yupanqui de Tucuman dolaylarında yaşamış, yarı yerli yarı Basktır. Daha sonra aldığı ismi ise Keçuva[3] dilinde “Çok uzak diyarlardan bir şeyler söylemek için gelen biri”dir.

https://www.youtube.com/watch?v=-UnseDAE_08&list=PLBFaZiDKFFuuT9HIJTNeNRZl6tgO7fXLX

Dilimize uyarlanıp Ferdi Özbeğen ve Mehmet Erdem tarafından da söylenen şarkısı

Son olarak yörenin eğlenceli bir topluluğu olan İlya Kuryaki & Valderremas’tan gelen parçayla kısa yazımızı noktalayalım:

https://www.youtube.com/watch?v=5Zdi2UaqIFE

————————————————————————————————————————
[1] Afrika köle dilinde davul çalınan ve/ya dans edilen yer anlamına gelir.
[2] Dilim döndüğünce çevirmeye çalıştım:
“Toprağım olduğu zaman
Kelimeler ekeceğim
Babam Martin Fierro’nun
Rüzgara ektiği gibi
Toprağım olduğu zaman
Birlikte savaşacaksın
Öğretmenlerle, çiftçilerle
İşçilerle
Toprağım olduğu zaman
Tohuma söz vereceğim
Hayat tatlı bir salkım gibi olsun diye
Ve bu üzüm denizinde
Bizim şarabımız olacak
Ve ben şarkı söyleyeceğim…
Şarkı söyleyeceğim…
Toprağım olduğu zaman
Yıldızlara vereceğim
Buğdayın astronotunu,
Ayın karanlık yüzünü
Toprağım olduğu zaman
Cırcır böceğine dönüşeceksin
Neyi söylemek istersen
Söyleyebildiğin bir orkestrada
Toprağım olduğu zaman
Tohuma ant içeceğim
Hayat tatlı bir salkım gibi olsun diye
Ve bu üzüm denizinde
Bizim şarabımız olacak
Ve ben şarkı söyleyeceğim…
Şarkı söyleyeceğim…
Köylü, Toprağın olduğu zaman
Benim yüreğimdeki dünya bütün dünya olacak
Tüm unutulmuşların arkasından gözyaşlarımızı kurutacağız
Utancın korkusunu
Ve sonunda göreceksin, köylü
Köylü…
Çocuk yapmak için yattığımız gece
Bizim olacak
Köylü, toprağın olduğu zaman
Ayı cebine koyup yürüyüşe çıkacaksın
Ağaçlarla
Ve sessizlikle beraber
Ve yanımda olan erkeklerle,
Ve kadınlarla
Şarkı söyleyeceğim.”
[3] Quechua. Güney Amerika’nın batısında yaygın olarak konuşulan bir dildir.

Yanıtla