Kategori Gezi

1915 թվականի «Չանաքքալեի հաղթանակի պատվին» այցելություն Երևան

Երբ երեքչորս տարի առաջ այցելել էինք Վրաստան, մտածեցինք. «Եկել, հասել ենք այստեղ, ի՞նչու Հայաստան էլ չգնանք»: Քանի որ ժամանակը սուղ էր, ընդամենը երկու օր մնացինք Երևանում, քաղաքը շատ հավանեցինք և ինքներս մեզ խոստացանք կրկնել այցելությունը:

ilk

Երբ տեղեկացա, որ «Հրանտ Դինք» հիմնադրամը ճանապարհորդական դրամաշնորհ է տրամադրում Հայաստան այցելելու համար, անմիջապես դիմեցի այդ ծրագրին:

Ցամաքային ուղով ճամփորդելիս, միայն Վրասատնի ու Իրանի տարածքով է հնարավոր հասնել Հայաստան, այն էլ հազար ու մի ...

Dahası

1915 ÇANAKKALE ZAFERİNİN 100. YILI ŞEREFİNE ERİVAN ZİYARETİ

       Alp ASLAN

Üç dört yıl önce Gürcistan’ı gezerken, madem buralara kadar gelmişiz, neden komşumuz olan Ermenistan’ı da ziyaret etmiyoruz demiştik. Zaman kısıtlılığı nedeniyle yalnızca iki gün kaldığımız Erivan’ı çok beğenmiş ve buraya tekrar gelmek üzere kendi kendimize söz vermiştik.

ilk

Hrant Dink Vakfı’nın Ermenistan için seyahat fonu verdiğini öğrenir öğrenmez derhal başvurumu yapmıştım. Zira kara yoluyla yalnızca İran veya Gürcistan’dan bin bir güçlükle ulaşabileceğiniz komşumuz Ermenistan’a havayolu ile direk ulaşmanın faturası 400-500 Avro arası oluyor. Halbuki hemen hemen aynı mesafeye sahip olan Tiflis’e havayolu ulaşımı ise bunun beşte biri kadar.

Daha önceki yolculuğumda, Erivan’a neredeyse yürüme m...

Dahası

YABANCILAŞMA VE TESPİH KÜLTÜRÜMÜZ

      Alp ASLAN

“Hayatı tesbih yapmışım sallıyormuşum
Adını duydukça ağlıyormuşum
Deli diyorlarmış benim halime
Gelmişine geçmişine sayıyormuşum”[1]

CNT[2]’nin açılış saatini beklerken bir yerlerde oturmak yerine Barselona sokaklarında dolaşmayı tercih ediyorum. Dar arka sokaklardaki şekilli dükkanların önünden hızlıca geçerken o kadar incik boncuğun arasından asılı duran tespihleri görünce duraksıyorum. Algıda da olsa, seçici olmak iyidir. Dükkan kapanmak üzere sanki ama yine de kafamı uzatıp tespihlere bir göz atmak için kibarca izin istiyorum. İçerideki orta yaşlı çift beni içeri buyur ediyor. Ancak tespihleri görünce hayal kırıklığına uğruyorum. Zira bunlar 99’luk İslam tespihi. ‘Açıkçası ben Katolik tespihi bakmıştım’ diye açıklama yapıyorum...

Dahası

ZİGETVAR YOLLARINDA PİPO TÜTTÜRMEK

Alp ASLAN

“Az ibafai papnak fapipája van, ezért az ibafai papi pipa papi fapipa.”

Bir arkadaşımın düğün töreni için gittiğimiz Macaristan, daha fazla tanımayı arzuladığım ülkelerden biriydi. Vur-kaç taktiği ile, yani yeni uydurduğum “Gerilla Seyahati” felsefesi kapsamında Macaristan’ın güneyine doğru eşimle beraber, yarı bilinçsiz ama kısa sürede çok yerini görebileceğimiz bir gezi yapmayı hedefliyordum. Bu minvalde başkentten kiraladığımız araçla, elimizdeki dandik bir haritayla yola koyulmuştuk.

1Macera Yılı 2010

Kırsala çıktığımızda dar asfalt yollar boş olduğundan kapalı havayla beraber manzaranın tadını da çıkartıyorduk radyodaki müzik ve Macarca konuşmalar eşliğinde...

Dahası

KARS DOSYASI

Alp ASLAN

SÜRREAL BİR OLTU YOLCULUĞU

Kars’a vardığımda kadim dostum Mert beni arabayla karşılamaya gelmişti. Kars kalesinde çay-kahve içerken Oltu’ya hafta sonu gitme isteğimden bahsetmiştim. Zira Oltu yolu olsun, tesbihi olsun, cağ kebabı olsun bende ayrı bir lezzet duygusu bırakmıştı. Mert ise potu gördü ve artırdı: şimdi değilse ne zaman?

Ayağımın tozuyla geldiğim Kars’tan bir saat içinde ayrılmıştım. Zaten hayat, kimi zaman kendimizi dalgalarına bırakmak durumunda olduğumuz bir macera nehri değil midir? Sohbet ede ede giderken yolculuğumuz kah ineklerin yola dik resmi geçidi, kah kafamızın üzerinden uçan bir şahinin göz alıcılığı, kah ilerdeki bir tilki kıpırtısı mı o heyecanıyla kesiliyordu.

oltuy1

Böyle eğlenceli bir biçimde y...

Dahası

GRANADA NOTLARI

Alp ASLAN

1-Ev Durumları
Granada’da çoğu binanın kent imar planından dolayı iki katlı olması gerekirken iki katlı bina bulmak zor, zira kaçak kat çıkma olayı buradakini hiç de aratmıyor. Bina girişleri 0. Kat. Sonra Giriş katı, birinci, ikinci derken, çatı katı, ek çatı katı gibi kelime oyunlarıyla iki katlı bina diyerek 4-5 katı çakıvermiş müteahhitler.

Evlerde, kapatıldığında içeri zerre ışık sızdırmayan panjurlar var. Bunun nedeni ise ünlü ‘siesta’ zamanında sahte bir gece yaratmak ve huzurluca uyumak.

Evlere ayakkabı ile giriliyor. Bu da saçma sapan bir kompleksle yıllardır sandığımızın aksine, oraların çok temiz olmasından filan değil, sakinlerinin bize göre çok daha pis olmalarından dolayı...

Dahası