Kategori Futbol

LOS TURCOS

Kapak Resmi: 14. yy Katalan Elyazmalarından

Katalonya Ulusal Müzesi, İspanya

Gavuristan’da sık sık karşılaştığımız bir husustur değil mi? Evet, Araplarla karıştırılmaktan söz ediyorum. Çoğumuz bundan nefret ederiz, ivedi olarak açıklama yoluna gideriz hatta savunma mekanizmalarımız manyakça devreye girer. Yoksa bu aslında, ‘soylu ruhlarımızın altında yatan ırkçılığımızdan’[1] kaynaklanıyor olmasın? Zira Araplar (tıpkı Ermeniler ve Rumlar gibi) bizi arkamızdan vurmamış mıydı? Zaten Arap harfleri ile kendimizi iyi ifade edemiyorduk, Araplar tembeldir, pistir…

Burada konu bu değil elbette, ama ufak bir hatırlatma yapmadan da asıl konumuza geri dönemeyeceğim: Türklerin kullandığı ilk yazı sistemi olan Göktürkçede sesli harf kullanımı tıpkı Arapç...

Dahası

SAKLI CENNET PARAGUAY

            Alp ASLAN

Brezilya’nın, adını Guarani dilinde Büyük Su anlamına gelen İguazu Şelalelerinden alan Foz de İguazu kentinden, Paraguay tarafındaki sınır kenti Ciudad del Este’ye varıyorum[1]. Genelde, pasaporttaşlarım vergisiz alışveriş olanağı bulunan bu kente günübirlik girip çıkabildikleri için, Paraguay topraklarına resmi giriş yapmıyor olacaklar ki sınır polisi şaşkınlık içinde pasaportumu evirip çevirmeye başlıyor. Neyse ki işlem çok uzun sürmüyor ve buyur ediyorlar. Dışarıda kente giden otobüsü beklerken yanımda hemen bir motorcu bitiveriyor: ‘Abi şimdi otobüs iki saatte gelmez, ben seni götüreyim’. Anlaşıyoruz. Otogara gidip başkent Asunsiyon yönüne otobüs biletini alıp sonra aynı motorla merkeze iniyorum...

Dahası

DÜNYADAN LANGIRT HİKAYELERİ

    Alp ASLAN

Langırt oyununun mucidi anarşist Alejandro Finisterre’nin anısına saygıyla…

Los Angeles, ABD

Aslında Los Angeles veya bizim söylemimizle Los Encılıs adı verilen mekan, etrafında irili ufaklı kasabaların veya kentçiklerin olduğu garip bir yerleşimden başka bir şey değil. Zira neredeyse tuvalete bile arabayla gitmek durumunda kalıyorsun. Araban yoksa sıçtın (gerçek anlamıyla). Mesafeler oldukça uzak ve otobüs mevhumu fakir halka zulmetmek için kurulu bir düzende işliyor, veya işlemiyor.

Bir zamanlar, civar kasabaların birinde pineklerken o taraflarda tanıdıkları olup olmadığını sormak amacıyla eski anarşist yoldaşlarıma e-posta yollamıştım...

Dahası

NİYORK, KADINLAR VE FUTBOL

     Alp ASLAN

2000’lerin başları

Gittiğim ülkelerde, o ülkenin yazarlarının kitaplarını okumak gibi bir alışkanlığım olduğundan, Niyork’a gelirken orada okunabilecek en iyi yazar olarak gördüğüm Paul Auster’in kitaplarını yanıma almıştım. Bir kaç gündür Ay Sarayı adlı kitabına devam ettiğimden evde pineklemek yerine, kitabı kaldığım yerden okumaya başlıyorum. 137. sayfaya geldiğimde ilginç şeyler oluyor. Zira kitaptaki karakterlerden Effing, genç yardımcısına ressam Ralph Albert Blakelock’un Brooklyn Müzesindeki bir tablosunu görmesi için çok detaylı bir metro gidiş ve tablonun olduğu yerin tarifini veriyor ve ondan tablonun detaylı bir okumasını yapmasını istiyor. Bunun için de gözlerini mümkün mertebe kapalı tutması ve kimseyle konuşmaması gibi çeşitli tavsiyelerde bulunuyor...

Dahası

KAMBOÇYA’DA FUTBOL VE PAVYON ORTAMLARI

  Phnom-Penh, 2009 Yazı

Alp ASLAN

A. FUTBOL KARDEŞLİKTİR

Yağmurun dinmesiyle güneş yüzünü göstermeye başlıyor. Havanın kararmasına ise daha bir kaç saat var. Lanet olası tuk-tukçuların[1] miyavlamalarına aldırmaksızın kaldığım otelden Bağımsızlık Anıtına doğru yapacağım yürüyüşe başlıyorum.

5

Anıtın arkasındaki büyük bulvarın ortası yayalar için dinlenme ve yürüme yerleri olarak tasarlanmış. Ortalık cıvıl cıvıl. Dağılan bulutlar yeniden toparlanma gayreti içinde, ıslanmaktan hoşlanmasam da yürüyüşü uzatma isteğim var. Bu istekle biraz daha ilerleyince karşıma futbol oynayan gençler çıkıyor. Futbol tanrısı yine yüzüme mi güldü nedir? Hemen kenardaki banka konuşlanıp oyunu seyre dalıyorum.

Oyunda ilk dikkatim...

Dahası

SALT LAKE KENTİ FUTBOL DURUMLARI

Alp ASLAN

2000’lerin ortaları, Utah Eyaleti, ABD

Şubat ayında bu kadar güzel bir hava, iklimiyle Ankara’ya benzeyen bu kentte bir lütuftu benim için. Zira günlerden cumartesiydi ve yoğun kar yağışından dolayı aylardır oynayamadığım futbol oyunu, bana tutkulara gem vurulamayacağını tekrarlıyordu sık sık.

Kendimi dışarıya attığımda önümdeki tek engel, kimin-nerede-ne zaman futbol için toplandığını bilememekti; zira bu lanetli ülkede futbol, geri zekalı tosuncukların elleriyle oynadığı oyuna verilen addı ve futbol oynayanı, gerçekten ayak topu dediğimiz oyunu oynayanı bulmak zaman alabilirdi. Ama bir şekilde içgüdülerime güvenmek zorundaydım.

Nitekim içimdeki ses “oğlum yürü merkezdeki Liberty parka, orada kesinlikle Meksikalı’yı, Japon...

Dahası

MONTREAL LA FONTAINE PARKI FUTBOL RACONLARI

Alp ASLAN

Montreal’e yaz mevsimi pek uğramazmış gerçekten de. Mayıs ayı olmasına rağmen, evden burnunu dışarı çıkartırken bile insan evladı en az iki kez düşünmek zorundaydı. Aylardır doğru dürüst futbol oynayamamıştım ve göçmenleriyle ünlü bu ülkede futbol oynayabilmek için havanın en azından 20 derecenin üzerine çıkmasını bekliyordum, tabii yağmur yağmaması için de dua ederek.

Nihayet hava biraz ısınır gibi oldu. Bunun üzerine, amaçsız bir şekilde koşmaktan haz etmesem de oradaki bir kaç elemanın koşma teklifini tereddütsüz kabul etmiştim, zira yağ bağlayan bünyeye biraz hareket iyi gelirdi. Sherbrooke Caddesi üzerinden La Fontaine Parkı’na kadar koşacaktık.

Parka vardığımızda artık futbol tanrıları yakarışlarıma kulak v...

Dahası