Kategori Alkolizm

PİRAMİTLERDE AT

İş için bulunduğum Kahire’de, akşam otelde arkadaşlarla sohbet ederken yanımızdan geçen bir ABD vatandaşı Türk olduğumuzu anlayıp bize laf atıyor: “Meraba!” Biz de selama icap ediyoruz, biraz laflıyoruz ama pis gringo giderken: “Şampiyon Gasaray!” diye bağırınca tepem atıyor: “Bu ülkede ABD’li öldürmenin cezası yok, bilmiyor muydun?” diye, sakince ama bir o kadar da sertçe uyarıyorum. Gülerek uzaklaşıyor. O sırada telefon çalıyor, bizi piramitlere götürecek olan elemanın arabası cortlamış. Dolayısıyla bütün planlarımız alt üst oluyor zira bir sonraki son günümüz ve bu ülkeden piramitleri görmeden ayrılmak istemiyorum.

Ertesi gün sabahtan resepsiyona gidip, akşam için şoförlü bir araba ayarlamalarını istiyorum...

Dahası

ISE ve BOOKCHIN’LE TANIŞMA

Yıllar önce komün kurmak, doğal tarım yapmak, doğayla iç içe yaşamak gibi soylu amaçlarım vardı. İşte bu yıllarda amaç aracı haklı kılar diyerek, eski Stalinci, eski anarşist, sonradan çevreci ve daha sonra garip bir şeyci ve şu an rahmetli olan Muray Bookchin’in kurduğu Institute for Social Ecology’ye bir e-posta gönderiyorum. Mesajımda kısaca diyorum ki “kardeşim ben anarşistim, dolaysıyla çulsuzum. Ama beni yaz okulunuza kabul ederseniz bir iki bir şey öğrenir, böylece boş beleş gezen anarşist olmak yerine, vatana millete olmasa da en azından kendine hayrı olan biri haline gelirim.”

Yanlış hatırlamıyorsam ben umudu kestikten bir ay kadar sonra yanıt gelmişti mesajıma. Ana! Ne kadar iyi yapmışım da yazmışım...

Dahası

BABUSHKA SCOLDING

   Alp ASLAN

Translation: Ülke Evrim UYSAL

The old woman in Slavic culture Babushka, who might be translated as grandmother, is famous for her legendary scolding. This ancient tradition of scolding, which is often encountered in post-socialist countries, is still vivid today. Personally I was aware with the Babushka phenomenon during my early visits to the post-socialist world, as I got my very first scolding. Eventually I tried to find methods to prevent from these unpleasant happenings. However, I soon comprehended that it is almost impossible to save yourself from the wrath of a babushka. That scolding, one way or another, should be duly delivered without making any discrimination of religion, language or race...

Dahası

BABUŞKA FIRÇASI

  Alp ASLAN

Dilimize ‘nine’ diye çevirebileceğimiz babuşkalardan, yani Slav kültüründeki yaşlı teyzelerden yenilen fırça, eski sosyalist ülkelerde sıkça rastlanan, günümüzde de halen geçerliliğini koruyan çok eski bir gelenektir. Ben şahsen, yıllar önce post-Sovyet ülkelerini ziyaretimde ilk fırçalarımı yemeye başlar başlamaz olaya uyandım ve akabinde bu sıkıntılı durumdan korunma yollarını aramaya başladım. Ne var ki, yine kısa sürede idrak ettim ki, bundan korunmak imkansıza yakın. O fırça öyle veya böyle yenilecek; din, dil, ırk ayrıt etmeden hem de. Zira, önceleri biz yabancıyız, dil bilmiyoruz, iz bilmiyoruz diye fırça yiyor sanıyorduk...

Dahası

SAÇMA SAPAN GEMİ YOLCULUKLARI-III

UKRAYNA YOLLARI SUDAN

Alp ASLAN

Ayıldığım zaman 2003 Ekotopya[1]’sı için yol hazırlıklarına başlamayı planlıyordum. Tabii, sarhoşken bu planları yaptığım için ertesi gün bir türlü yaptığım plan(lar)ı hatırlayamıyordum. Zira işten yeni ayrılmıştım; o ülkede eylem, şu kentte bir aktivite, Ankara’da pavyon[2] ortamı filan derken yuvarlanıp gidiyordum (literally). Eh, gençtim, işsizdim, cebimde para da vardı ve ben, ‘alkolik doğulur mu, olunur mu?’ gibi bir tezin ispatının peşinde ve de eşiğindeydim.

Nihayet ayıldığım bir ara, yoldaşlarım Can Başkent ve Metin K.[3]’dan hayır gelmeyeceğini anlamıştım (çünkü biri yurtdışında sürtüyordu, diğer bünye ise o sıralar tecrübesizlikten mustaripti)...

Dahası

GÜNEY AMERİKA MÜZİK NOTLARI III. BÖLÜM

                                                        Alp ASLAN

EKVATOR

Cuenca adlı kent beklemediğim kadar güzel çıkıyor. Hatta beni öylesine etkiliyor ki bu sakinlik, dinginlik, kentte uzunca bir süre kalmaya karar veriyorum.

IMG_1034

Şahane mimari, neredeyse her yere yürüyerek ulaşım imkanı, kentin içinden akan tertemiz dereler, nehirler. Bişi yapan teyzeler, sıcakkanlı insanlar, huzur dolu bir ortam. Mercado yani halde, peynirli bişi satın alırken, bişici teyzelere bunun aynısı bizim ülkede de var diyince nasıl sevinmişlerdi! Hatta hemen adını öğrenip, çocuk gibi tekrarlamışlardı ‘bişi, bişi’ diye… (aman dikkat, üzerine hemen şeker atıyorlar!)

IMG_1051

Vardığımın ertesi günü, ortamda bir de caz kulübü old...

Dahası

GÜNEY AMERİKA’DA ALKOLİZM-II

              Alp ASLAN

Başı için bkz. http://gezenti.biz/2015/07/22/gezi-ve-alkolizm/

PARAGUY-KUZEY ARJANTİN ve CAÑA

Asunsiyon’da hostel çalışanlarına milli içkilerini sormuştum, hemen bir şişe çıkartıp tattırmışlardı. Kanya diye okunup caña diye yazılan bu içki, şeker kamışı fermantasyonun damıtılmasıyla elde ediliyormuş. Nedense içer içmez bunun hastası oluyorum ve cañamı her daim yanımda taşıdığım metal mataramdan hiç eksik etmiyorum. Bu arada her gün farklı bir markayı deneyerek nihayetinde en kral lezzeti yakaladığım sonucuna varıyorum: Aristokrata adlı marka! Hosteldekiler: “Sana da bu yakışırdı zaten abi” diyor, alkışlayarak. Sahte bir alçakgönüllülük ve pis bir sırıtışla eyvallah ediyorum gençlere...

Dahası

GÜNEY AMERİKA’DA ALKOLİZM-I

Alp ASLAN

ARJANTİN

Geldiğimin ilk haftasında buradaki şarapların fasonluğunu derhal idrak edip yıllardır kahrımı çeken damıtma alkole dönme isteği ile dolup taşıyorum. Kuzey Amerika menşeili viskiyi kedime bile vermediğim için ilk seçeneğim, burada pahalı olan İskoç yerine tabii ki her daim ucuz ama leziz olan İrlanda viskisi yönünde. Bu arayış içerisinde girdiğim dükkanın vitrininde gözüme güzel bir şişe çarpıyor: San Juan konyağı!

İlginç bir rastlantı, hayırlara vesile olur inşallah diyerek 70’lik şişeyi 16-17 TL’sına karşılık gelen bir değere alıyorum. Ve bom! Bu fiyata bu lezzet, inanılmaz.

P1080507

Arjantinliler sıcakkanlı ve klişe muhabbet konusunda bizimle yarışabilecek kapasiteye sahip bir millet...

Dahası

ANARŞİST BERLİN

       Alp ASLAN

‘Soğuk, soğuk istiyorum’ diyerek kavuştuğum Berlin, ağustos ayının yirmi santigrat derecesiyle beni karşılayınca, ziyaretine gittiğim dostlarım ‘al sana soğuk’ diyerek suratıma karşı pis pis sırıtmışlardı.

Resmen göt olmuştum. Zira bir ay önceden hava tahmin raporlarında 25-26 civarı görünen sıcaklık bazen 18 dereceye kadar düşüyordu. Dingil gibi üst-başsız geldiğimden içimdeki ürpertiyi dünyanın en ucuz brendisi olan Vitaxos yardımı ile gidererek, çözümün kralını bulmuştum kendimce. Bu içki aslında çakma Metaxa[1]’dan başkası değildi tabii.

P1070683

Avrupa’nın en ucuz başkentlerinden biri olan Berlin aynı zamanda hoşgörülü, kozmopolit ve politik. Elbette ki politik altyapısını hemşerilerine borçlu...

Dahası

KOLADİKO YA DA YUNANİSTAN’DA PAVYONİZM

Alp ASLAN

Dakika bir gol bir. Geldiğim günün akşamında sokağa adımımızı atar atmaz kendimizi bir anda eylemin içinde buluyoruz. Geçen yıl bugün, repçi Pavlos Fyssas, faşist Altın Şafak sempatizanlarınca katledilmişti. Eylem onun anısına düzenleniyordu. Önde anarşistler, arkada solcular ve kimi duyarlı vatandaşlar olmak üzere hep beraber yürüyoruz. Aramızda tabii ki Yunanistan’ın ünlü anarşist sokak köpekleri[1] de var.

 pilakosDostumuz Pilakos

Önce eski ahbapları görme, yeni insanlarla tanışma havasında geçen yürüyüş bir anda anarşistlerin molotofları ve taşları çekmesiyle eğlenceli bir hal almaya başlıyor. Elemanlar faşist partiye veriyorlar taşı. Sonra ‘isyan polisi astonomia’ gelince çatışma biraz daha şiddetleniyor...

Dahası