Kategori DOSYALAR

LOS TURCOS

Kapak Resmi: 14. yy Katalan Elyazmalarından

Katalonya Ulusal Müzesi, İspanya

Gavuristan’da sık sık karşılaştığımız bir husustur değil mi? Evet, Araplarla karıştırılmaktan söz ediyorum. Çoğumuz bundan nefret ederiz, ivedi olarak açıklama yoluna gideriz hatta savunma mekanizmalarımız manyakça devreye girer. Yoksa bu aslında, ‘soylu ruhlarımızın altında yatan ırkçılığımızdan’[1] kaynaklanıyor olmasın? Zira Araplar (tıpkı Ermeniler ve Rumlar gibi) bizi arkamızdan vurmamış mıydı? Zaten Arap harfleri ile kendimizi iyi ifade edemiyorduk, Araplar tembeldir, pistir…

Burada konu bu değil elbette, ama ufak bir hatırlatma yapmadan da asıl konumuza geri dönemeyeceğim: Türklerin kullandığı ilk yazı sistemi olan Göktürkçede sesli harf kullanımı tıpkı Arapç...

Dahası

‘NEREDE NE İZLEMELİ?’ I-GÜNEY AMERİKA

Gittiğim yerlerde iki şeyi yapmaya özellikle dikkat ederim: varsa orada çekilmiş/orayla alakalı veya oralı bir yönetmenin filmini izlemek, bir de orada yazılmış veya orayla ilgili bir roman okumak.

Bu minvalde Güney Amerika’ya seyahat etmek isteyenler için bir film inceleme listesi gibi bir şey yaptım. Tabii bunlardan bazılarını izlemek biraz güç gelebilir, baştan uyarayım. Sonra demedi demeyiniz.

İyi seyirler!

URUGUAY

Uruguay genelinde izlemek için ideal bir film: El Viaje Hacia el Mar! http://www.imdb.com/title/tt0326357/?ref_=fn_al_tt_1

Denize Yolculuk diye çevirebileceğimiz bu film, bir grup Ankaralı gibi adamın hayatlarında ilk kez denizi görmek için yaptığı yolculuğu anlatıyor. İşin komiği elemanların yaşadığı köyün okyanusa olan mesafesi...

Dahası

ATIŞ KÜLTÜRÜ

Mangalda kül koymazsın teorik konularda
Pratiğe gelince ayağın suya erer
Kendi korkaklığına kılıf ararsın boyna
Bu arada faşizm gelip tepene biner[1]

DOHA, KATAR

Bir zamanlar orada çalışırken, inşaat halindeki koca bir köyden farksız olan bu kentte sosyal imkanlar oldukça kısıtlıydı. Ben de arkadaş çevremi örgütlemiş, hep birlikte binicilikten yelkene, gurmelikten goygoyculuğa kadar bir sürü değişik ortama akmıştık. Bunlardan sadece bir tanesini tek başıma sürdürdüm: Atıcılık.

Çünkü ülkemizde silaha, silah sevene, çekinerek bile değil, resmen öcü görmüş gibi tepki veren bir sürü insan vardır...

Dahası

BABUSHKA SCOLDING

   Alp ASLAN

Translation: Ülke Evrim UYSAL

The old woman in Slavic culture Babushka, who might be translated as grandmother, is famous for her legendary scolding. This ancient tradition of scolding, which is often encountered in post-socialist countries, is still vivid today. Personally I was aware with the Babushka phenomenon during my early visits to the post-socialist world, as I got my very first scolding. Eventually I tried to find methods to prevent from these unpleasant happenings. However, I soon comprehended that it is almost impossible to save yourself from the wrath of a babushka. That scolding, one way or another, should be duly delivered without making any discrimination of religion, language or race...

Dahası

BABUŞKA FIRÇASI

  Alp ASLAN

Dilimize ‘nine’ diye çevirebileceğimiz babuşkalardan, yani Slav kültüründeki yaşlı teyzelerden yenilen fırça, eski sosyalist ülkelerde sıkça rastlanan, günümüzde de halen geçerliliğini koruyan çok eski bir gelenektir. Ben şahsen, yıllar önce post-Sovyet ülkelerini ziyaretimde ilk fırçalarımı yemeye başlar başlamaz olaya uyandım ve akabinde bu sıkıntılı durumdan korunma yollarını aramaya başladım. Ne var ki, yine kısa sürede idrak ettim ki, bundan korunmak imkansıza yakın. O fırça öyle veya böyle yenilecek; din, dil, ırk ayrıt etmeden hem de. Zira, önceleri biz yabancıyız, dil bilmiyoruz, iz bilmiyoruz diye fırça yiyor sanıyorduk...

Dahası

SAÇMA SAPAN GEMİ YOLCULUKLARI-III

UKRAYNA YOLLARI SUDAN

Alp ASLAN

Ayıldığım zaman 2003 Ekotopya[1]’sı için yol hazırlıklarına başlamayı planlıyordum. Tabii, sarhoşken bu planları yaptığım için ertesi gün bir türlü yaptığım plan(lar)ı hatırlayamıyordum. Zira işten yeni ayrılmıştım; o ülkede eylem, şu kentte bir aktivite, Ankara’da pavyon[2] ortamı filan derken yuvarlanıp gidiyordum (literally). Eh, gençtim, işsizdim, cebimde para da vardı ve ben, ‘alkolik doğulur mu, olunur mu?’ gibi bir tezin ispatının peşinde ve de eşiğindeydim.

Nihayet ayıldığım bir ara, yoldaşlarım Can Başkent ve Metin K.[3]’dan hayır gelmeyeceğini anlamıştım (çünkü biri yurtdışında sürtüyordu, diğer bünye ise o sıralar tecrübesizlikten mustaripti)...

Dahası

HANGİ GUYANA?

            Alp ASLAN

 

Benim bildiğim, yıllardır görmek istediğim bir tek Guyana var, zaten dünyada başka da Guyana yok. Ha, itiraz gelebilir Fransız Guyana’sı ne diye, ama o zaman yanıt soruda saklı olur. Adı üstünde Fransız şeysi, yani toprağı. Herhangi bir Şengen ülkesine giriyormuşçasına vize sorunumuz olan boktan Fransız ve de Avrupa toprağından başka bir şey olmayan bir bölge. Kazık yemek ve yediğiniz kazığın yanında sos olarak (madem kazık yedik o halde neden) Avrupa’nın tek uzay üssünün olduğu bölgeyi görmeyesiniz ki demekle geçiştirilebilecek bir yer.

Burada sözünü ettiğimiz, resmi adı Guyana Kooperatif Cumhuriyeti olan ülke...

Dahası

GÜNEY AMERİKA MÜZİK NOTLARI III. BÖLÜM

                                                        Alp ASLAN

EKVATOR

Cuenca adlı kent beklemediğim kadar güzel çıkıyor. Hatta beni öylesine etkiliyor ki bu sakinlik, dinginlik, kentte uzunca bir süre kalmaya karar veriyorum.

IMG_1034

Şahane mimari, neredeyse her yere yürüyerek ulaşım imkanı, kentin içinden akan tertemiz dereler, nehirler. Bişi yapan teyzeler, sıcakkanlı insanlar, huzur dolu bir ortam. Mercado yani halde, peynirli bişi satın alırken, bişici teyzelere bunun aynısı bizim ülkede de var diyince nasıl sevinmişlerdi! Hatta hemen adını öğrenip, çocuk gibi tekrarlamışlardı ‘bişi, bişi’ diye… (aman dikkat, üzerine hemen şeker atıyorlar!)

IMG_1051

Vardığımın ertesi günü, ortamda bir de caz kulübü old...

Dahası

KİMİ SINIR KAPILARI VE SAÇMA SINIR KENTLERİ

       Alp ASLAN

Uruguay-Brezilya

Uruguay’da Valizas kasabasından otobüse biniyorum. Bir gece önceden haritaya baktığımda sınır kenti Chuy’un ikiye ayrıldığını görmüş, dolayısıyla sınırın da kentin ortasında olabileceği izlenimine kapılmıştım. Otobüs çok erken kalktığı için uyukluyordum ama yine de şans eseri, sol tarafımızda sınır kapısını andırır bir bina kompleksinin olduğunu görüyorum. Belki de kamyonlar içindir diyerek uyuklamaya devam ediyorum, zira durmuyoruz. On dakika sonra da kente varıyoruz.

P1080768Valizas’a doğru

Biraz yürürsem açılırım diyorum ve kenti bölen büyük caddeye ulaşıyorum. Burası üzerinde duty free yazan bir sürü dükkanla ve sağda solda konuşlanmış tezgahtarlarla dolu. Onlardan birine Brezilya sınırını soruyorum...

Dahası

GÜNEY AMERİKA’DA ALKOLİZM-II

              Alp ASLAN

Başı için bkz. http://gezenti.biz/2015/07/22/gezi-ve-alkolizm/

PARAGUY-KUZEY ARJANTİN ve CAÑA

Asunsiyon’da hostel çalışanlarına milli içkilerini sormuştum, hemen bir şişe çıkartıp tattırmışlardı. Kanya diye okunup caña diye yazılan bu içki, şeker kamışı fermantasyonun damıtılmasıyla elde ediliyormuş. Nedense içer içmez bunun hastası oluyorum ve cañamı her daim yanımda taşıdığım metal mataramdan hiç eksik etmiyorum. Bu arada her gün farklı bir markayı deneyerek nihayetinde en kral lezzeti yakaladığım sonucuna varıyorum: Aristokrata adlı marka! Hosteldekiler: “Sana da bu yakışırdı zaten abi” diyor, alkışlayarak. Sahte bir alçakgönüllülük ve pis bir sırıtışla eyvallah ediyorum gençlere...

Dahası