Kategori Ukrayna

ATIŞ KÜLTÜRÜ

Mangalda kül koymazsın teorik konularda
Pratiğe gelince ayağın suya erer
Kendi korkaklığına kılıf ararsın boyna
Bu arada faşizm gelip tepene biner[1]

DOHA, KATAR

Bir zamanlar orada çalışırken, inşaat halindeki koca bir köyden farksız olan bu kentte sosyal imkanlar oldukça kısıtlıydı. Ben de arkadaş çevremi örgütlemiş, hep birlikte binicilikten yelkene, gurmelikten goygoyculuğa kadar bir sürü değişik ortama akmıştık. Bunlardan sadece bir tanesini tek başıma sürdürdüm: Atıcılık.

Çünkü ülkemizde silaha, silah sevene, çekinerek bile değil, resmen öcü görmüş gibi tepki veren bir sürü insan vardır...

Dahası

BABUSHKA SCOLDING

   Alp ASLAN

Translation: Ülke Evrim UYSAL

The old woman in Slavic culture Babushka, who might be translated as grandmother, is famous for her legendary scolding. This ancient tradition of scolding, which is often encountered in post-socialist countries, is still vivid today. Personally I was aware with the Babushka phenomenon during my early visits to the post-socialist world, as I got my very first scolding. Eventually I tried to find methods to prevent from these unpleasant happenings. However, I soon comprehended that it is almost impossible to save yourself from the wrath of a babushka. That scolding, one way or another, should be duly delivered without making any discrimination of religion, language or race...

Dahası

BABUŞKA FIRÇASI

  Alp ASLAN

Dilimize ‘nine’ diye çevirebileceğimiz babuşkalardan, yani Slav kültüründeki yaşlı teyzelerden yenilen fırça, eski sosyalist ülkelerde sıkça rastlanan, günümüzde de halen geçerliliğini koruyan çok eski bir gelenektir. Ben şahsen, yıllar önce post-Sovyet ülkelerini ziyaretimde ilk fırçalarımı yemeye başlar başlamaz olaya uyandım ve akabinde bu sıkıntılı durumdan korunma yollarını aramaya başladım. Ne var ki, yine kısa sürede idrak ettim ki, bundan korunmak imkansıza yakın. O fırça öyle veya böyle yenilecek; din, dil, ırk ayrıt etmeden hem de. Zira, önceleri biz yabancıyız, dil bilmiyoruz, iz bilmiyoruz diye fırça yiyor sanıyorduk...

Dahası

SAÇMA SAPAN GEMİ YOLCULUKLARI-III

UKRAYNA YOLLARI SUDAN

Alp ASLAN

Ayıldığım zaman 2003 Ekotopya[1]’sı için yol hazırlıklarına başlamayı planlıyordum. Tabii, sarhoşken bu planları yaptığım için ertesi gün bir türlü yaptığım plan(lar)ı hatırlayamıyordum. Zira işten yeni ayrılmıştım; o ülkede eylem, şu kentte bir aktivite, Ankara’da pavyon[2] ortamı filan derken yuvarlanıp gidiyordum (literally). Eh, gençtim, işsizdim, cebimde para da vardı ve ben, ‘alkolik doğulur mu, olunur mu?’ gibi bir tezin ispatının peşinde ve de eşiğindeydim.

Nihayet ayıldığım bir ara, yoldaşlarım Can Başkent ve Metin K.[3]’dan hayır gelmeyeceğini anlamıştım (çünkü biri yurtdışında sürtüyordu, diğer bünye ise o sıralar tecrübesizlikten mustaripti)...

Dahası