NEREDE NE İZLEMELİ-II SOVYETLER BİRLİĞİ II. BÖLÜM

MOSKOVA, LENİNGRAD, ODESSA

Operasyon Iy ve Şurik’in Diğer Maceraları

http://www.imdb.com/title/tt0059550/?ref_=tt_rec_tt

Daha sonra bir kült haline gelecek olan Şurik karakterinin ilk olarak göründüğü filmde, ana karakter yüzlerce aday arasından zorlukla seçilebilmiş. Aleksandır Demyanenko’nun canlandırdığı Şurik yeni Sovyet insanının nüvelerini taşıyan bir gençtir. Üniversitede öğrenim görürken aynı zamanda inşaat işçiliği de yapan, yardımsever, sakar ama becerikli, utangaç ama çapkın ve oldukça cesur bir karakterdir. Üç kısa filmden oluşan film Sovyet sinemasında daha önce denenmemiş bir tür olarak romantizm, macera, komedi ve sosyal mesajları da aynı anda harmanlamayı başarmıştır.

KAFKASYA

Kafkas Usulü Kız Kaçırma

http://www.imdb.com/title/tt0060584/?ref_=tt_rec_tt

Filmin çekildiği yer Kırım olmasına karşın, olayların geçtiği yer Kafkaslarda[1] bulunan müphem bir Azeri, Gürcü ve Ermenilerin birlikte yaşadığı bir bölge olarak sunulmuştur. Zaten sinema dediğiniz kandırıkçılık sanatı değil de nedir? Operasyon Iy filminden tanıdığımız Şurik yerel folklor araştırmaları yapmak üzere geldiği Kafkaslarda, çok güzel olmasının yanı sıra zeki, çevik ve ahlaklı sporcu kişiliğe sahip bir Sovyet kızına rastlar ve aşık olur. Ne var ki yerel çakallar da akrabalarıyla evlendirmek üzere aynı kızın peşindedir ve nitekim kızı kaçırırlar da.

Bakalım Şurik bu oyunu bozabilecek mi?[2]

BESARABYA (MOLDOVA)

Çingeneler Cennetin Yakınındadır

http://www.imdb.com/title/tt0073781/?ref_=fn_al_tt_1

Moldovalı yönetmen Emil Loteanu’nun yönettiği film Maksim Gorki’nin ilk öykülerindeki umutsuz bir aşk hikayesinden uyarlanmıştır. 20. yüzyılın başlarında Besarabya’da at hırsızlığı yapan Çingenbaşı Zobar’ın güzel Radda’ya olan aşkı, Avusturya-Macaristan askerlerinden kaçışı, çingenelerin özgür ve gururlu yaşantıları şahane müzikler ve danslar eşliğinde veriliyor. Gerçek Çingenelerin yanı sıra filmde bir çok Litvanyalı oyuncu da yer almış, filmin kent sahneleri Vilnius ve Kaunas’ta çekilmiştir. Daha sonra kültleşen film müzikal olarak tiyatro sahnelerine transfer olmuştur.

 

MOSKOVA

Profesör İvan Vasiliyeviç, Geleceğe Dönüş

http://www.imdb.com/title/tt0070233/?ref_=tt_rec_tt

Çok eski tarihli bir zamanda yolculuk filmi. Yani Geleceğe Dönüş deyince yalnızca Holywood filmi aklımıza gelmemeli (O da çok iyi filmdi, hakkını asla yemeyiz). Bu filmde Şurik (artık bizim Şaban karakteri gibi popüler olduğundan belki de) zaman makinası üzerinde çalışırken alet gerçekten çalışır ve apartman yöneticisiyle George Miloslavski geçmişe giderken, o zamanda yaşayan Çar Korkunç İvan da 1973 yılına ışınlanır. Olaylar olaylar…

 

KIRIM, AZERBAYCAN

Amfibik Adam

http://www.imdb.com/title/tt0055844/

İzlediğim en ilginç, en eksantrik Sovyet filmidir diyebilirim. Olay güya 1950’lerde Buenos Aires’te geçmektedir ama politbüro burada yine gerçekliği kırmayı başarmış, Arjantin; Meksika, Guyana ve Romanya karışımı bir yer haline gelmiştir. Filmin temasını oluşturan inci toplayıcılığını gerçekte denize/denizciliğe belki de en uzak millet olan çingeneler yapmakta, o yıllarda özellikle Ukrayna’da ünlü olan tango filmde asla görünmemekte, bir sürü Hintli ve zenci figuran ortalarda dolaşmakta, kentin polis güçleri ise sombrerolarıyla ortalıkta caka satmaktadır. Aslında film Rusça olmasa Sovyet yapımı demeye bin şahit ister.

Ortam

Yönetmen Çebotarev Jacques Yves Cousteau’nun filmlerinden etkilenmiş ve onu da çekimler için yardıma çağırmıştır. Cousteau teklifi kabul etmesine karşın Kültür Bakanlığı çekilecek bu çocuk filmi için ekstra bir ödeneği reddetmişti.

Filmdeki gerek su altı gerekse profesörün ofisindeki dekorlar muhteşem bir fütürizm festivali gibidir. Kostümler ise ayrı güzelliktedir. Bunun nedenlerinden birisi de 1956’da Moskova Gorki Parkında düzenlenen İngiliz moda günleri ve Dior’un yine Moskova’da 1959 yılında yaptığı moda gösterisidir. Keza aktrisin giydiği etek Dior tarzını andırır.

Film Müziği Ey Moryak, Nonna Sukhanova

Filmin çekimleri başlayacağı sıra New York Times tarafından alaycı bir yazı kaleme alınmıştı. Zira büyük bütçenin yanı sıra su altı çekilmleri için teknik ekipmanların da yetersiz olmasından dolayı Disney daha önce el attığı bu konuyla ilgili film çekemeyeceğini duyurmuştu. Yani o zamanki Amerikalıların tipik ‘biz yapamıyorsak siz nasıl yapacaksınız?’ küstahlığı. Hayır, adamlar filmden bir yıl önce uzaya ilk insanı göndermiş hala neyin peşindeyseler (o zaman için konuşuyorum)? ABD’nin konuya el atıp benzer bir şeyler yapması ise 1977 yılını bulmuştu: Atlantisten Gelen Adam.

MOSKOVA, KARAKURUM

Kin-Dza-Dza

http://www.imdb.com/title/tt0091341/?ref_=tt_rec_tt

1985’te başlayıp Sovyetlerin yıkılmasını hızlandıran Glasnost yani Açıklık politikaları neticesinde ilginç yapımlar da çıkmaya başlamıştır. siberpunk, anti-ütopik ve kara bilim-kurgu olarak tanımlanabilecek 1986 yapımı bu filmde bir Rus ve genç bir Gürcü Sovyet vatandaşı soğuk bir Moskova akşamında deli görünümlü, ayakkabısız bir elemana yardım etmeye çalışırken kazara Kin-Dza-Dza galaksisindeki Pluk gezegenine ışınlanmışlardır.

Sovyet coğrafyası oldukça büyük olduğundan nerede olduklarını anlamaları zaman alsa da olayın farkına varınca bir çıkış yolu aramaya çalışırlar. Gezegende uçan taşıtların yakıtı su olduğundan su çok değerlidir. Bir başka değerli şeyse kibrittir.

Üst kast Çatlanyalılar ve alt kast Patsaklar olarak ayrılmış sistem içerisinde yaşayan gezegen sakinleri telepatiyle anlaşırken, genelde her şeyin yerine geçebilecek olan ‘Kuu‘ kelimesini kullanır. Filmi izlerken aşağıdaki mini sözlükten faydalanmak yararlı olur:

Kuu: Bütün kelimeler

Kyu: Hafif küfür

Ketse: Kibrit

Çatl: Para birimi

Tsak: Patsakların burunlarına takmak zorunda oldukları küçük zil

Tsapa: Değişik makine parçaları

Pepelats: Gezegenler arası uzay gemisi

Gravitsapa : Gezegenler arası yolculuk yapmak için takılan, pepelats parçası

Luts: Pepelats’ın sudan yapılan yakıtı.

Kappa – Düğme

Etsik: Tutsakların koyulduğu, tabanı iğnelerle kaplanmış kutu

Etsilop: Polis (poliste‘nin tersten okunuşu)

Tranklukator: Silah

Bu muhteşem yapım halen çocuklar tarafından da ilgiyle izlenmektedir.

 

Ejderi Öldürmek

http://www.imdb.com/title/tt0096329/?ref_=nv_sr_1

Almanya-SSCB ortak yapımı olan bu fantastik filmde Dragon (Ejderha) adlı diktatörün zulmüne son vermek için bölgeye Lancelot adlı şövalye gelir. Dragon istediği zaman dönüşebildiği üç farklı karaktere sahiptir: Samuray, Nazi ve Ejderha. Son karaktere dönüştüğünde ise yenilmesi neredeyse imkansız olan Dragon’a karşı dövüşünde Lancelot’un yardıma ihtiyacı olacaktır.

Evgeni Şvarts’ın Dragon adlı eserinin gösterimi üç kez tiyatroda sahnelendikten sonra 1944 yılında yasaklanmış, ancak 1962’de Leningrad Tiyatro Akademisi’nde, Hruşov’un Stalin politikalarını temizleme zamanında sergilenebilmiştir.

Bence filmin en can alıcı sahnesi halkın diktatör gittiğinde ne yapacağını bilemeyip saçmalaması olmuştur. Bu sahne bir yandan da bir kaç yıl sonra başlayacak olan olayların habercisi gibidir.

 

YALTA

Assa

http://www.imdb.com/title/tt0094683/?ref_=fn_al_tt_1

Yapım yılı olan yıllarda geçen filmde yaşlı bir kriminalin genç metresi ile metrese aşık olan genç rakçı arsındaki aşk üçgeni 18. yüzyıldaki paralel öyküyle birlikte verilirken, Sovyetlerin yıkıma yaklaşırken nasıl pis bir yozlaşmanın içine sürüklendiğini görmek mümkün.

Müze Ziyaretçisi

http://www.imdb.com/title/tt0173024/

Artık iyice açılan SSCB’nin Almanya ve İsviçre ile ortak yapımı olan film, (nükleer) yıkım sonrasında toplumun deforme olmuş büyük çoğunluğunun rezervasyon kamplarına doldurulduğu zamanlarda, bir ziyaretçinin yalnızca deniz çekildiğinde girilebilen bir müzeyi ziyaret etme çabası anlatılmaktadır. Oldukça karanlık ve karamsar olan bu post-apokaliptik film Sovyetlerin yıkılma sürecinde daha yüksek bir biçimde hissedilen nükleer savaş korkusu ve daha sonra olabilecek muhtemel olayları da sorgulamamızı sağlarken o dönemde yükselmeye başlayan din olgusu da filmde kendini iyiden iyiye hissettirmektedir.

 

HERHANGİ BİR YER

Sıfır Kent

http://www.imdb.com/title/tt0095244/

Grotesk, mistik ve Kafkaesk olan yapım K. Şahnazarov tarafından 1988’de çekilmiştir. Moskova’dan iş için küçük bir kente gelen Varakin’in başına gelen tuhaf olayları anlatmaktadır. Sanıyorum Akademi Ödül adayı olan son Sovyet filmidir.

GENEL (Bilim Kurgu)

Ölü Adamdan Mektuplar

http://www.imdb.com/title/tt0091759/

Yönetmen Lopuşaniski’nin Müze Ziyaretçi’sinden önce çektiği ve FİPRESCİ ödülü alan bu film bence post-apokaliptik bir drama şaheseridir. Olay nükleer fırtınanın hüküm sürdüğü dünyanın bir bölümünde geçer. Zira Rusça konuşmalar olmasa olayın SSCB coğrafyasında yaşandığına dair pek az ipucu mevcuttur. M-16 veya M-1 gibi tüfekler, İngilizce tabelalar veya o zamanlar SSCB’de nadir görünen yabancı içki şişeleri aksesuarlar arasındadır.

Faşizmin ve diktatörlüklerin yine bütün dünyada yükselişte olduğu zamanımızda, ki yükselen faşizmin ancak büyük bir savaşla aşağı indiği daha önce görülmüştü, bu tür filmler daha bir önem kazanıyor. Hayatın anlamını, insanın ne için yaşadığını ve amaçlarımızı tekrar sorgulamamızı sağlıyor.

 

———————————————————————————————————-

[1] Film oldukça popüler olduğundan bir çok Kafkas restoranı da film karakterlerini dekorlarında kullanmaktadır, bkz. http://gezenti.biz/1915-canakkale-zaferinin-100-yili-serefine-erivan-ziyareti/

[2] Muhteşem Leyla ve Mecnun’dan: https://www.youtube.com/watch?v=ZUD5sJ40iZs

Yanıtla